/ 17 Ağustos 2012, Cuma / Sağlıklı Beslenme


Bayramda beslenmemize daha çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bir ay boyunca oruç tutmaya alışmış kişilerin birden çok fazla tatlı ve aşırı yemek yemeleri ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Kars İl Sağlık Müdürü Dr. Hasan Tuncer, ramazan ayı boyunca oruç tutan kişilerin beslenme düzeninde değişiklikler oluştuğunu, bayramla birlikte normal yeme düzenine geçileceğinden, sağlık sorunu yaşanmaması için bazı noktalara dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi.

Ramazan ayı boyunca oruç tutan kişilerin, günlük öğün sayısında azalma ve beslenme düzeninde meydana gelen değişiklikler nedeniyle, bayramda normal yeme düzenine geçtiklerinde psikolojik olarak daha fazla yemek yeme eğilimine girildiğini kaydeden Dr. Tuncer, “Bazı kişiler hala kendilerini oruç tutuyor zannederek, ihtiyaç duyulandan daha az yemek yeme, bazı kişiler ise bayram süresince aşırı miktarda besin tüketme eğilimi içindedirler. Bu nedenle, bayram sırasında ve sonrasında bazı sindirim sistemi problemleri ortaya çıkabilecektir.” dedi.

Dr. Tuncer, bunların en önemlisinin hazımsızlık ve mide problemleri olduğunu belirterek, “Buna ilaveten, geleneklerimiz gereği bayramda tatlı tüketimi ve özellikle hamur işi tüketimi de artmaktadır. Bayramda birdenbire aşırı yemek tüketmek, şeker, çikolata, ağır hamur işleri ve diğer tatlıları aşırı tüketmek, sindirim sisteminde ve diğer organlarda çeşitli rahatsızlıklara yol açar.” uyarısında bulundu.

GÜNLÜK MEYVE TÜKETİMİ ARTIRILMALI
Ramazan Bayramı ve sonrasında sağlıklı beslenmeye özen gösterilmesi gerektiğini dile getiren Dr. Tuncer, şu önerilerde bulundu:

“Hayatın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme sağlığın korunması için esastır. Bu nedenle, dört besin grubunda bulunan çeşitli besinler en az 3 ana ve 2 ara öğünde yeterli miktarlarda alınmalı. Süt grubunda yer alan süt, yoğurt; et grubunda yer alan et, tavuk, yumurta, kuru baklagiller; sebze ve meyve grubu ve tahıl grubuna giren ekmek, bulgur, makarna, pirinç gibi besinler her öğünde yeterli miktarlarda tüketilmeli. Hafif bir kahvaltı ile güne başlanmalı ve gün boyu öğün atlanmamalı. Eğer tatlı tüketmek isteniyorsa enerjisi yüksek hamurlu, şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmeli. Bayram süresince ve bayramdan sonra sıvı alımı artırılmalı, günde yaklaşık 1.5-2 litre su içilmeli, sıvı tüketimini artırmak amacıyla öğünlere ayran, komposto gibi sıvı gıdalar eklenmeli. Ramazan ayı süresince oruç nedeniyle yaşanan kabızlık, hazımsızlık gibi bazı sindirim sistemi rahatsızlıklarının önlenmesi açısından imkanlar dahilinde gün içerisinde sıklıkla sebze ve meyve tüketmeye özen gösterilmelidir.”

KRONİK HASTALIKLARI OLANLAR DİKKAT!
Dr. Tuncer, şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon gibi kronik hastalıkları olan kişilerin hastalıklarının gerektirdiği ve uyguladıkları diyetlerine bayram süresince de özen göstermelerini, aşırıya kaçmamaları gerektiğini dikkat çekerek, “Çocuklar ve ergenlerin, sadece yüksek enerji içeren ancak besin değeri düşük olan şeker ve şekerli besinlerden uzak tutulmaları, bu tür besinlerin tüketiminden sonra diş temizliğine özen göstermelerinin sağlanması lazım. Özellikle yaşlılar ve tansiyon hastalarının gün boyu kahve ve çay tüketimlerine dikkat etmeleri, bitki çaylarını tercih etmeleri, günde 2 fincandan fazla kahve içmemeleri gerekiyor.” diye konuştu.

SAHUR, GECE YEMEĞİ ŞEKLİNDE SÜRDÜRÜLMELİ
Ramazan boyunca önerilen sahur yemeklerinin, ramazan sonrası gece yemeği şeklinde sürdürülmemesi, gece öğününde meyve, yoğurt gibi besinlerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Dr.Tuncer, şöyle devam etti: “Bayramda misafirlere verilecek ikramları satın alırken, ürünlerin, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı`ndan izinli olmasına, son kullanma tarihinin geçmemiş ve ambalajının bozulmamış olmasına dikkat edilmeli. Oruç nedeniyle azalan metabolizma hızının artmasına olanak sağlamak için her gün fiziksel aktivite yapılmalı.”

CHA

print


Bir Cevap Yazın

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.